Dünyada Kayıp

23/09/2012

 

Kapısında yazdığı üzere, "dünyada kayıp" bir şekilde ve hiddetle girdim Brüj tren istasyonuna. Yapacak çok işim vardı ama bu yola çıkmalıydım, yoksa olduğum yerde infilak edecektim. Gişedeki kadına Louvain-la-Neuve'e ilk trenin saat kaçta olduğunu sordum. “18 dakika içinde”. Belçika, seni seviyorum. Sadece 18 dakika içinde beni Flemenkçe'den Fransızca'ya taşıyacak olmanı daha çok… 

 

Mouna'nın yaşadığı şehre iner inmez Fransızca kelimeler döküldü ağzımdan. Tanıştığım ilk kişi bir İtalyan'dı oysa. Nereli olduğumu sordu; Türkiye, dedim. Nerede yaşadığımı sordu; Brugge, dedim. Mouna'yı nereden tanıdığımı sordu; Fransa, dedim. Gülümsedi, gülümsedim. İtalyan gülümsemesini hep çok severim. Biletlerimiz alınmıştı çoktan. Filme girmeden önce etrafıma baktım son kez. Louvain-la-Neuve, Fransızcanın konuşulduğu her yer gibi krep kokuyordu.

 

Ertesi gün, yani bugün, Brüksel günüydü ama ben mütemadiyen Brüksel'e Belçika diyordum. Zihnimin derinliklerinde bir yerde Belçika sadece Brüksel olmalı. Diğer her yer aslında orada öylesine bir yer. Seneler önce ilk kez Brüksel'e beraber gittiğim arkadaşım şimdi işi dolayısıyla burada, tren istasyonun girişinde bana el sallıyordu. Ah kader, romantizmini seveyim…

 

Bugün Fransızca'ya tekrar aşık oldum ve  sadece güzel cümleler kurdum. Evdeki çiçeklerimi merak ettim ve Brugge'e dönerken Cemal Süreya'ya daha çok saygı duydum. Ve o an, trenden adımımı attığım an söylemeye başladı güzel kadının sesi: I know places we can go baby… "İşte mutluluğun sırrı bu" diye düşündüm. İnsan kendini, sıkılınca güzel yerlere götürecek kadar sevmeli en azından. Kendime kendimi sevdiği için teşekkür ettim ve bir yerli olarak yavaş yürüyen turistlere kızdım. Hızlı ve aceleci adımlarla kalabalığın arasından geçtim.

 

Yağmur az evvel yağmış, hava çok üşümüştü belli Brüj'de. Ve ben soğuktan titremeye başladığımda hala yaşıyor olduğumu hissettim. Tanıdık sokaklara sapıp, keşfettiğim kestirme yollardan geçtim. Ben ne ara hiç düşünmeden yolu bulabilir oldum bu şehirde? Ah zaman, çabucak geçmeni seveyim… Son köprüyü geçip eve vardım. Ama bir büyüğümüzün dediği gibi, ev kıyafetlerini giyene kadar eve varmış sayılmazdım. Çünkü ev kıyafetlerime gelmeden önce, odamda beni bekleyen 3 sene öncesine ait bir koku ve yerde uzanmış kuru bir yaprak vardı. Ama bunu daha sonra anlatacağım…

 

Bruges - Louvain La Neuve

Etiketler:

Please reload

Instagram

Facebook

Başka Bir Şeyler?

Noel Baba'nın İzinde: Laponya'dayım!

5/1/2019

Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir

20/10/2018

1/4
Please reload

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon