Bir Bahar Dalı

22/03/2015

Sen de olsaydın 62’den tavşan yapacaktık bu yıl. Balkonumuzda oturup akşamın gelişini seyredecektik, ya da Konyaaltı’nda dalgalara oyun yapacaktık. Akşamüstlerini bizim kadar seven başka bir tanıdığım yok henüz. Görsen, akşamüstleri güneş vuran bir evim oldu benim. Kendime ait bir hayatım oldu. Köydeki evi niye o kadar benimsediğini düşünüyorum şimdi. Sana ait ilk ev diye nasıl özene bezene döşemiştin içini. En güzel eşyalara sahip olmana gerek yoktu hiç. Sen etrafındaki her şeye kendi içindeki mutluluğu geçirirdin.

 

Bu yıl kendimden beklemediğim kararlar aldım. Cesur oldum ve yeniden başladım. Saçlarımı kestirdim, burnumun kenarında seninkiyle aynı yerde bir ben çıktı. Bu yıl tam 3 arkadaşın, senin gençliğine çok benzediğimi söyledi. Bana bakınca seni görüyorlarmış. Aynaya her baktığımda değişen kadını daha çok sevdim ben de. Babam bu sefer çok korktu ama yine tek başıma seyahate çıktım, hayal etmeyi bile ertelediğim uzaklıklara bilet aldım. Ben bir yerlere gittikçe sen de görmüş kadar oluyor musun? Çok güzel insanlar var burada. Bazılarından o kadar çok şey öğreniyorum ki, bir gün sana anlatmak için sabırsızlanıyorum. Bazen herkes gibi çok yoruluyorum… Sonra her şey kendiliğinden öyle güzel yoluna giriyor ki, buralarda bir yerlerde hala beni kolladığından şüpheleniyorum.

 

Eğer öyleyse, umarım doğum gününü kutlamaya çalıştığımı anlamışsındır. Artık sesini duyamadığımda kabullenmekten başka çarem olmuyor; dünya dar, hayat geniş… Ama her sene baharın gelişi doğduğun gündü bizim için. İstanbul bile bugün bahar açtı diye, doğum gününü baharla kutlamak istedim bu yıl. İyi ki doğmuşsun. İyi ki kendimi senden öğrenmişim. Ömrümün ilk 20 yılını bir bahar dalı altında geçirttiğin için sana teşekkür ederim.

 

İstanbul,
22 Mart 2015.

Please reload

Instagram

Facebook

Başka Bir Şeyler?

Noel Baba'nın İzinde: Laponya'dayım!

5/1/2019

Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir

20/10/2018

1/4
Please reload

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon