Düşünceler ve Kelimeler

24/02/2013

Stardelay - Thoughts & Words

 

Yağmur damlaları camda kalmış. Belki silen olmamış, belki de donmuşlar. Ostende'e gidiyor bu tren. Ostende'de deniz var; Brugge'de yok. Ben, deniz çocuğuyum. Hatta zamanında Deniz adında birisine aşık olmuştum. Bir kere kalkıp gitmedim Ostende'e denizi görmeye. Belli ki unutmuşum artık onu.

 

Buraya kadar her şey normal.

 

Öndeki zenciler müziğin sesini açtılar. Tüm tren onları dinliyor. Ya da belki arkalarında oturan beyazlar açtı müziği ama ben görmeden zencileri suçladım. Rengin bir önemi yok. Birileri müziği açtı işte Ostende'e giden trende. Bana kulaklığımı taktırdı ve açar açmaz bu şarkı çıktı; bana bu yazıyı yazdırdı. 

 

Yazdan kopup geldi bu şarkı. Biten derslerimi, belki de son kez gördüğüm arkadaşlarımı, ailemle son kez yürüdüğüm okulumun sokaklarını ve gider ayak ruhumu teslim alan adamın kokusunu içine çekip geldi. Antalya'nın sıcağına, Bodrum'da canımın yarısı iki kadınla yemek yaptığımız bahçeye, o bahçedeki fesleğene ve minik kedi yavrusuna uğradı. Gümüşlük Koyu'nda izlediğimiz dolunayı öptü, Santorini'de içtiğim portakal suyuna karıştı ve yolda tanıştığım onca insanı gördü. Sohbet masalarımıza oturdu, onların kurduğu cümleleri deldi geçti… Geldi.

 

Bana ne olduğunu sordu. Almanya'ya tarihimden, en geri hatıralarımdan kalan birisini ziyarete gitmiştim oysa sadece. Ama geçmişim bana küçük oyunlar kurmuştu. Suratıma tokat gibi çarpan gerçekler olmuştu. Kararlar aldım 10 aylığına evim yaptığım Belçika'ya dönerken. O, sorunca fark ettim. Sesim titrer diye söyleyemedim. Sesimin titremesini hiç sevmem.

 

Şarkı bana ne olduğunu sorana kadar her şey normaldi.

 

Köln-Brugge, 2013.

Please reload

Instagram

Facebook

Başka Bir Şeyler?

Noel Baba'nın İzinde: Laponya'dayım!

5/1/2019

Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir

20/10/2018

1/4
Please reload

  • Grey Facebook Icon
  • Grey Instagram Icon